Ağız ve diş bakımı nasıl yapılmalıdır?

Facebooktwittergoogle_plusmail

Ağız ve diş bakımı nasıl yapılmalıdır?

Ağız sindirim kanalının giriş bölümü olup ağız ve diş sağlığındaki sorunlar sindirim sisteminin de dolayısıyla etkilenmesine dişlerimizi aşan daha büyük sağlık problemlerine de sebep olmaktadır. Ağız ve diş bakımı ihmali veya farkında olmadan yaptığımız hatalar kimi zaman telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabilmektedir. Ağız bakımı ve düzenli diş hekimi kontrolü çocukluk çağında ilk dişlerin çıktığı andan itibaren yaşamın sonuna dek ihmal edilmemesi gereken önemli bir sorumluluktur. Doğru zaman ve teknikle diş fırçalama ağız hijyenini sağlamanın ilk ve en önemli adımıdır.

Dişler neden fırçalanmalıdır?

Dişlerin iyi temizlenmemesi durumunda bakteriler birikmekte, bakteriler besinlerdeki şekeri kullanarak diş yüzeylerinde ama özellikle diş-dişeti birleşimi ve diş aralarında plak adı verilen saydam ve yapışkan bir yapı meydana getirmektedir. Diş plakları diş çürüğü ve dişeti hastalıklarının ortaya çıkmasının en önemli nedenidir.  Bu yüzden diş fırçası, diş ipi ve ağız gargaraları kullanılarak temizlenmelidirler.

Dişler günde kaç kez fırçalanmalıdır?

Florid içeren bir diş macunu kullanarak biri gece yatmadan önce diğeri günün diğer bir saati olmak üzere günde 2 kez diş fırçalanması yeterlidir. Fırçalama saatini seçme şansımız varsa kahvaltından sonra ve yatmadan önce ideal diş fırçalama zamanları olup,  vakit yaratılabiliyorsa öğle yemeğinden sonra üçüncü bir seans da eklemenin bir mahzuru yoktur.

Neden yatmadan önce dişlerimizi fırçalamalıyız?

Tükürük ağzın doğal temizleyicisi olup gün boyunca sindirime yardım etmesinin yanı sıra ağız hijyeninin sağlanmasında en önemli rolü üstlenmektedir. Bununla birlikte geceleyin tükürük salgılanması azaldığından dişlerimizi fırçalayarak yatağa gitmek dişlerimizin çürüme riskini azaltacaktır.

Dişlerimizi yemekten hemen sonra fırçalamak doğru mudur?

Kola ve gazoz gibi asitli içecekler, limon veya portakal gibi meyveler, şarap, sirke ve turşu gibi fermente gıdaları tükettikten hemen sonra diş fırçalamak diş minesinin aşınmasına sebep olmaktadır. Bu yüzden asitli gıdaların tüketiminden en az 1 saat sonra diş fırçalamak doğru olacaktır.

Sağlıklı dişler için diş hekiminizi 6 ayda bir ziyaret etmeyi unutmayın!

En iyi diş macunu hangisidir?

Piyasa da etken madde ve içerikleri birbirinden farklı çok sayıda diş macunu bulunmaktadır. Sizin ihtiyaçlarınıza uygun diş macununun diş hekiminiz tarafından seçilmesi en uygunudur.

Hangi diş fırçasını seçmeliyiz?

En arkadaki dişlerinize bir erişebileceğiniz, fırça kısmı ağzınıza göre büyük ya da küçük kalmayan piyasada isim yapmış bir markanın diş fırçalarınız kullanabilirsiniz. İnatçı bakteri plaklarına sahip, diş eti hastalığına meyilli ağızlarda elektirikli diş fırçalarının kullanımı önerilebilir. Diş eti hastalığı olanların yumuşak kıllı bir fırça tercih etmeleri gerekmektedir. Eğer kararsızsanız veya kullandığınız fırçalardan verim alamadığınızı düşünüyorsanız diş hekiminiz diş fırçası seçiminde size yardımcı olacaktır.

Diş fırçası sert mi yumuşak mı olmalı?

Sağlıklı yetişkin insanların orta sertlikte bir diş fırçası kullanması uygun olup, diş hekiminiz aksini önermemişse iyi bir markanın ağzınıza uygun büyüklükte orta sert fırçaları tercih edilmelidir. Sert diş fırçalarının kullanılması diş minesinin aşınmasına sebep olabileceğinden tercih edilmemelidir. Bununla birlikte fırçalamada yanlış bir tekniğin uygulanması, fırçalama sırasında aşırı baskı uygulanması veya büyük grenli bir diş macununun kullanılması da dişin aşınmasına sebep olabilmektedir.

Dişleri diş fırçasını bastırarak fırçalamak sakıncalı mıdır?

Evet! Diş fırçanız sert olmasa bile dişlere aşırı baskı yapmak diş yüzeyinin aşınmasına sebep olur. Özellikle dişlerini dairesel hareketlerle değil de yatay doğrultuda fırçalayan kişiler de diş eti ile dişin birleşim yerinde köle aşınması denilen çentikler oluşur ki bir süre sonra çok ciddi soğuk ve sıcak hassasiyeti ortaya çıkabilir. Kole aşınması uzun vadede dişin ortasından kırılmasına bile sebep olabilir.

Diş fırçası ne kadar sürede değiştirilmelidir?

Kullanım sıklığına bağlı olarak 3-6 aylık sürelerde diş fırçanızı yenilemeniz tavsiye edilir. Bunun sebebi fırçanın kıllarının zamanla deforme olarak optimum temizlik hizmetini verememesidir. Ayrıca farenjiti tonsillit ve soğuk algınlığı gibi üst solunum yolu rahatsızlıklarından sonra fırçalarımızda bulunan bakteri, virüs ve mantar gibi mikroorganizmaların bizi yeniden hasta etmemesi için de fırça değiştirilmesi önerilmektedir.

Doğru diş fırçalama tekniği nasıl olmalıdır?

Diş fırçası diş yüzeylerine 45 derecelik açı yapılacak şekilde tutulmalı ve dişeti hizasından başlayarak tüm dişlerin ön, arka ve çiğneyici yüzleri, aşırı bir basınç uygulanmadan masaj yapar gibi dairesel hareketlerle 2-3 dakika boyunca istisnasız temizlenmelidir. Bununla birlikte pek çok hastada diş fırçalama tek başına yeterli olmayıp arayüz fırçası, diş ipi ve gargara kullanımı da gerekmektedir.

Arayüz fırçası nedir?

Dişeti çekilmesi olan dolayısıyla dişler arasında yiyecek artıklarının girdiği boşlukları bulunan kişilerin kullanması gereken özel bir diş fırçası çeşididir. Arayüz fırçaları ayrıca porselen ve lamina kaplama dişlerin arasını temizlemek için de kullanılabilir.  Bu tür fırçaları diş hekiminize danışmadan kullanmamalısınız.

Diş macunlarında neden florür bulunur?

Florür diş çürüklerinin önlenmesine ve dişlerde mineralizasyona katkıda bulunmakla kalmayan ayrıca bakterilerin diş minesine zarar veren asitleri üretme kapasitesini de düşürmektedir. Bununla birlikte florürün özellikle çocuklarda yüksek dozda kullanımı çeşitli sakıncalar arz edebilir. Çocuğunuzun fırçasına koyduğu macunun miktarını ve fırçalama sonrası macunu yutmadığından, ağzını bol suyla çalkaladığından emin olmalısınız.

Beyazlatıcı diş macunlarını kullanmak sakıncalı mıdır?

Öncelikle diş beyazlatma (bleaching) yani dişlerin ana renginin kalıcı olarak açılması işlemi sadece diş hekimi tarafından ve diş hekimi muayenehanelerinde uygulanır.  Bleaching materyalleri de sadece profesyonel kullanım için sadece diş hekimlerine satılırlar yani markette veya eczanede satılan ürünler aslında geçici etkisi olan boyalar veya gerçekte diş üzerindeki sigara lekelerini çıkarmaktan başka işlevi olmadığı halde beyazlatıcı adıyla satılan büyük grenli diş macunlarıdır. Sigara tiryakilerine yönelik büyük grenli diş macunlarının uzun vadeli kullanımı diş yüzeylerini ciddi miktarda aşındırırlar.

Dişleri karbonatla fırçalamak beyazlatır mı?

Hayır karbonat veya benzeri kocakarı yöntemleri dişlerinizin beyazlamasına sebep olmaz. Bununla birlikte karbonat büyük grenli ve aşındırıcı bir madde olduğundan tıpkı sigara içenlere yönelik diş macunlarında olduğu gibi diş üzerindeki sigara, çay ve kahve lekelerini normal diş macunlarına göre daha iyi temizler. Tabi bu temizlik yapılırken diş dokusundan da bir miktar aşındırır ki karbonat ile diş fırçalamak alışkanlık haline getirilirse bir süre sonra dişlerin mine tabakası tamamen aşınacağı için dişler parlaklığını ve doğal rengini kaybeder.

Diş ipi neden ve nasıl kullanılır?

Diş ipi öncelikle diş fırçalamanın alternatifi olmayıp dişlerin fırçalanmasından sonra uygulanan destekleyici bir temizlik yöntemidir. Diş ipi kullanırken parmaklarınızı ağzınıza sokacağınız için, öncesinde ellerinizi yıkamayı unutmamalısınız. Diş ipi 20-30 cm kesilip kutusundan çıkarıldıktan sonra bir ucu sağ elin işaret parmağına dolandıktan sonra diğer eldeki ucu çekilerek gergin hale getirilmeli ardından iki dişin arasına sokularak dişeti seviyesi boyunca mekanik temizlik yapılmaktadır. Diş hekimiz farklı bir tavsiyede bulunmamışsa günde bir kez diş ipi kullanımı yeterlidir. Dişeti hastalığı olanlarda diş ipinin kanla kırmızıya boyanması normaldir.

Ağız gargaraları ne işe yarar?

Ağız gargaraları veya çalkalama suları öncelikle diş fırçalamanın alternatifi bir ağız bakım yöntemi olmayıp ancak diş fırçalama ile birlikte önerilen destekleyici bir temizlik yöntemidir. Piyasada birbirinden farklı içeriklerde satılmakta olup bunların kimisi sadece yoğun nane kokusuyla nefesi tazelemekte, kimisi florürlü içeriğiyle çürük karşıtı etki göstermekte, kimisi ise antibakteriyel etkisiyle diş eti hastalıklarının oluşmasını önlemeye veya ağız içi operasyonlar sonrasında ağız hijyenini sağlamaya yönelik kullanılmaktadır. Bazı ağız gargaraları alkol içerikli olabileceği gibi bazıları da ancak diş hekiminizin önermesi halinde kullanmanız gereken içerikte maddeler içerebilirler. Daha önce kullanmadığınız  bir ürünü kullanmadan önce ağız sağlığı ihtiyaçlarınız için en uygun ürünün hangisi olduğunu diş hekiminize danışmanız yerinde olacaktır.

Diş fırçalarken diş etlerinin kanaması normal midir?

Birkaç gün diş temizliğinizi aksatırsanız ilk diş fırçalamanızda diş etlerinin kanaması ve fırçanızın kıpkırmızı olması normaldir. Bununla birlikte devamındaki fırçalamalarda kanama devam ediyorsa ya da diş etlerinizin kanaması hayatınızın bir parçası ise bu durum inatçı bir plağın veya bir diş eti hastalığının habercisi olabilir. Kanama sadece bir bölgede veya dişin civarında ise o dişte kötü yapılmış veya eskimiş bir dolgu veya kron bulunuyor olabilir. Bu durumda diş hekiminize başvurmanız önerilir.

Diş plakları fırçalamayla çıkmıyorsa ne yapılabilir?

Diş plakları zamanla diştaşına dönüşebilir ki halk arasında tartar da denilen bu tür plaklar ancak bir diş hekimi tarafından ultrasonik bir aletle (kavitron) kolayca ve acısız olarak temizlenebilirler. Diş taşı temizliği dişin minesine zarar vereceği inancı geçmişte kavitrondan önce diş hekimlerinin bu işi el aletleriyle  manuel olarak yapması atfen gelişmiş bir şehir efsanesidir. Diş hekimi veya diş eti hastalıkları uzmanı (periodontolog) diş yüzeyinde dişe zarar veren plak ve diş taşlarını diş dokusuna zarar vermeden kolayca uzaklaştırır. Sanıldığı gibi diş taşlarının temizlenmesi daha fazla diş taşı oluşumuna sebep olmaz bilakis özellikle dişeti altındaki (subgingival) diştaşlarının temizlenmesi sallanan dişlerin bile sağlamlaşmasını ve ağızda daha uzun süre kalmasını sağlar. Bununla birlikte kişide diş taşı oluşumu normalin üzerindeyse diş hekimi iyi bir anamnezden sonra gerekirse ilaç tedavisi de uygulayarak yeniden diştaşı oluşumunu engellemeye veya azaltmaya çalışır.

Çürük dişler ağız kokusu yapar mı?

Evet! Çürük dişler içerinde gıda artığı birikmesi yüzünden siz ve etrafınızdakilerin rahatsız olzcağı çok kötü bir koku yayabilirler. Bununla birlikte ağız kokusunun tek sebebi çürük dişler olmayıp dişeti hastalıkları hatta ağız ile doğrudan ilgili olmayan sindirim sistemi hastalıkları ve üst solunum yolu rahatsızlıkları da ağız kokusuna (halitosis) sebep olabilirler.

Ağız kokusu dişlerden kaynaklıysa gidermek için ne yapılabilir?

Çürük dişiniz, iltihaplı diş etleriniz veya mide rahatsızlığının olmadığı hallerde sadece diş plakları hatta dil üzerine yerleşen bakteriler de ağızda kötü kokuya sebep olabilmektedir. Dişlerin bakımının iyi yapılması özellikle sigara içenlerde dil fırçası kullanımı, şekersiz sakız çiğnenmesi ve ağız gargaraları bu bakterilerin ağızdan uzaklaşmasına dolayısıyla ağız kokusu sorununun çözümüne katkı sağlamaktadır.

Diş ağrıdığı zaman üzerine aspirin, tütün, zeytin, rakı, sarımsak, kolonya veya tuz koymak iyi gelir mi?

Dişte bir enfeksiyon varsa bunların hiçbirinin faydası olmadığı gibi diş etlerinizde yanıklara sebep olup zararınızı daha da arttırabilirsiniz. Sadece pulpitis denilen ve kanal tedavisi dışında kurtarılma şansı olmayan dişlerin içerisine alkol uygulanması ancak birkaç kez ve birkaç dakikalığına rahatlama sağladığı için bu tür söylentiler halk arasında yaygınlaşmıştır. Bununla birlikte 1-2 denemeden sonra bu yöntem de işe yaramayacak ağrı eskisinden daha fazla misliye geri dönecektir. Dişiniz ağrıdığında en iyi yöntem diş hekiminizi arayıp acil randevu istemenizdir daha iyi bir yöntem ise dişiniz daha ağrımadan önce düzenli kontrollere gitmektir. Doktorunuz çürük dişinizi sizden önce fark edecek ve gereken müdahaleyi yapacaktır ki ağrı çekmediğiniz gibi basit bir dolgu yaptırmanız kanal tedavisine göre daha ucuz ve sancısızdır.

Şekersiz sakız çiğnemek dişler için faydalı mıdır?

Yemeklerden 10 dakika sonra çiğneyeceğiniz şekersiz bir sakız ile tükürük salgı miktarınızı arttırarak ağızda şekerli besinlerin oluşturduğu asit miktarının hızla azalmasına yardım edebilirsiniz.  Kısacası şekersiz sakızlar ağız sağlığını birçok yönden desteklemekte, mekanik temizlik ve tükürük üzerindeki olumlu etkisiyle plaklarının ve çürüklerin oluşumunu önlemesi, diş minesinde mineral bozukluklarını onarılması,  diş lekelerinin oluşumunun önlenmesine yardım etmektedir.

Sakız çiğnemek çene ekleminde rahatsızlık yaratır mı?

Bu konuda kesin bir bilimsel bulgu olmamakla birlikte her şeyin aşırısının zarar olduğu göz önünde tutulmalı çene hareketleri sırasında ses gelmesi, ağız açıklığında bir sınırlanma söz konu olması veya çene ekleminde çiğneme sırasında ağrı oluyorsa TME (Temporomandibular eklem) rahatsızlığı şüphesiyle mutlaka diş hekimine danışılmalıdır.

Probiyotiklerin ağız sağlığına etkisi var mıdır?

Sağlıklı sindirim sisteminin destekleyicisi olan bu yüzden ‘dost bakteriler’ olarak da adlandırılan probiyotikleri bağırsak hastalıklarının tedavisinde başarıyla kullanılmaktadır. Günümüzde insan sağlığı için yararlı etkilerinden dolayı probitotikler başta süt ürünleri olmak üzere çeşitli besinlere eklenerek piyasa da satılmaktadır. Son zamanlarda yapılan deneysel çalışmalarda Lactobacillus ve Bifidobacterium gibi bağırsak bakterilerinin, ağız boşluğundaki karyojenik Streptococcus ve Candida türlerinin üremesini önlediği saptanmış olup, probiyotik ürünlerin ağız bakım ürünlerinde kullanılması tartışılmaya başlanmıştır. Bununla birlikte bu bakterilerin ağız boşluğundaki aktivitelerinin üzerine henüz yeterli literatür oluşmadığından ağız sağlığı için probiyotik kullanımı konusunda kesin bir şey söylemek mümkün değildir.

Ağız Kuruluğu neden olur?

Ağız kuruluğu (“kserostomia”) tükürük salgısının herhangi bir sebeple azalması dolayısıyla ağız ortamının nemsiz kalması durumudur. Tükürük sindirim için elzem olduğundan besinlerin ıslanması ve sindirilmesin de yaşanan güçlüklerin yanı sıra dişlerin çürümeden korunması ve bazı zararlı mikroorganizmaların ağız ortamında yok edilmesini de sağlamaktadır. Burun açıcı spreyler, tansiyon ilaçları, antihistaminkler ve bazı ağrı kesicilerin yanı sıra özellikle kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar ağız kuruluğuna sebep olmaktadır. Ayrıca diabet, yaşlılık, menapoz, sigara kullanımı ile tükürük bezlerini etkileyen cerrahi operasyonlar da ağız kuruluğunun nedenleridir.

Ağız kuruluğu nasıl giderilir?

Ağız kuruluğunun sebebi eğer ilaç kullanımıysa o ilacın bırakılmasıyla kendiliğinden düzelecektir. Ağız kuruluğu eğer bir hastalığın yan etkisi olarak ortaya çıkmışsa ve sorun giderilemiyorsa o zaman ağız ortamının kuruluğunu giderecek destekleyici tedaviler uygulanabilir. Hastanın daha çok su tüketmesi, şekersiz sakız çiğnemesi, kafeinli ve alkollü içeceklerden uzak durması, C vitamini alması, aşırı tuzlu ve baharatlı yemeklerden uzak durması yerinde olacaktır. Ağız kuruluğu ihmal edilmemesi gereken önemli bir rahatsızlık olup daha ciddi sorunların habercisi olabilir bu yüzden hasta atacağı her adımı mutlaka doktor kontrolünde gerçekleştirmelidir. Ağız kuruluğu kısa ve orta vadede ciddi diş ve dişeti sorunlarına yol açacağından hasta ağız bakımına büyük özen göstermeli ve 6 ayda bir rutin diş hekimi kontrolünden geçmeyi ihmal etmemelidir.

Dişlerin aşınmasını engellemek için hangi ürünler kullanılmalıdır?

İyi bir diş macunu milyonda 1350-1500 (ppm) florid partikülü içermekte olup diş minelerinizin remineralizasyonunda en büyük yardımcınız olacaktır. Asitli içecekleri meyve suları, şarap gibi içecekleri tüketmekten kaçınmanız ya da akabinde ağzınızı suyla çalkalamanız da aşınmanın azalmasını sağlayacaktır. Dikkat edilmesi gereken önemli bir ayrıntı da asitli yiyeceklerin tüketilmesinden hemen sonra ayrışan minenin süpürülmemesi için dişlerin fırçalanmaması, en az 1 saat beklenmesi gerekliliğidir.

Protez yapıştırıcı kullanmanın ağız sağlığına bir zararı var mıdır?

Çinko katkılı protez yapıştırıcı ürünlerinin uzun süreli kullanımında, yüksek seviyede çinko alan kişilerin genellikle yaşlı kişiler de olduğu göz önüne alındığında anemi ve bazı sinirsel rahatsızlıkların, aşırı kullanımlarda nadiren de olsa uyuşukluk, vücutta karıncalanma hissi, kollarda güçsüzlük, yürüme ve denge kurmakta zorluk gibi nörolojik rahatsızlıkların ortaya çıkması muhtemeldir. Öncelikle proteziniz eski olduğu için yapıştırıcı kullanıyorsanız diş hekiminize ağzınıza uyumlu ve artık yapıştırıcı kullanmayacağınız yenisi yaptırmanız, ağız ve diş sağlığınız için protezinizi düzenli olarak kontrol ettirmeniz en doğru seçenektir. Eğer alveol kretleriniz (protez yapılan çene kemikleri) iyice erimişse hatta diş hekimi tavsiyesiyle yapıştırıcı kullanıyorsanız ambalajında Zinc-Free (çinko içermeyen) bir protez yapıştırıcısı kullanmanız doğrudur. Her durumda diş hekiminizden destek ve tavsiye almanız doğru olacaktır.

 

Facebooktwittergoogle_plusmail